Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 2 Eylül 2026 tarihli kararında PUMA’nın bir ayakkabı tabanı tasarımına karşı açtığı hükümsüzlük davasını reddetti. Karar, yalnızca ortak bir “çakıl taşı” veya parçacık dokusunun farklı genel izlenim yaratmaya engel olup olmadığını incelemiyor. Tasarım hukukunda daha temel bir ayrımı da net olarak ortaya koyuyor: bir unsur önceki tasarımın koruma kapsamı dışında bırakılmış olsa bile, kamuya yeterince açık ve kesin biçimde gösterilmişse sonraki bir tasarımın ayırt edici niteliği değerlendirilirken önceki tasarım açıklamasının parçası olabilir.

Bu yönüyle karar, tasarım başvurusunda “hangi unsurlar korunuyor?” sorusunun yanında “hangi görsel unsurlar kamuya açıklanıyor?” sorusunun da önemini gösteriyor. TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu, kesikli çizgilerin ve diğer görsel feragat yöntemlerinin koruma kapsamındaki işlevini ayrıntılı biçimde düzenliyor. Genel Mahkeme kararı ise aynı görsel bilginin ileride önceki tasarım olarak nasıl işlev görebileceğini açıklayarak konuyu bir adım ileri taşıyor.

Kararın Künyesi ve Karar Organları

Karar, General Court of the European Union, Seventh Chamber (Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, Yedinci Daire) tarafından verilmiş. Davacı PUMA SE, davalı European Union Intellectual Property Office – EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi). Tasarım sahibi Sir Safety System SpA ise EUIPO yanında davaya katılan taraftır.

PUMA’nın hükümsüzlük talebi ilk olarak EUIPO Invalidity Division (EUIPO Hükümsüzlük Birimi) tarafından reddedilmiş. PUMA’nın itirazını inceleyen EUIPO Third Board of Appeal (EUIPO Üçüncü Temyiz Kurulu) da ihtilaflı tasarımın önceki tasarımlardan farklı genel izlenim yarattığı sonucuna varmış. PUMA bunun üzerine Genel Mahkeme’ye başvurmuş.

Karar: General Court (Seventh Chamber), Puma SE v EUIPO – Sir Safety System SpA, Case T-376/25, 2 September 2026, ECLI:EU:T:2026:515.

Uyuşmazlığa Konu Tasarım

Sir Safety System, 18 Haziran 2021 tarihinde World Intellectual Property Organization International Bureau’dan (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı Uluslararası Bürosu) DM/214918 numaralı uluslararası tasarım tescilini elde etmiş. Avrupa Birliği’ni belirleyen tescilin ürün adı “footwear sole”, yani ayakkabı tabanı. PUMA tescilin iptali için başvuruda bulunmuş.

Sir Safety System adına tescilli ihtilaflı ayakkabı tabanı tasarımının alt, yan, ön ve arka görünümleri

Görsellerde parçacıklı orta taban, siyah ve mavi renkli alt taban bölümleri, topuk ve burun yapısı birlikte görülmekte. Bu çok yönlü görsel anlatım, mahkemenin yalnızca yan yüzeydeki parçacık dokusuna değil alt taban, renk, burun ve topuk ayrıntılarına da ağırlık vermesinin temelidir.

PUMA’nın Dayandığı Önceki Tasarımlar

PUMA iptal talebinde D1-D29 olarak adlandırdığı önceki tasarımlar ve piyasaya sunulmuş ayakkabılara dayanmış. İlk on bir tasarımın bir kısmında ayakkabı sayası kesikli çizgilerle gösterilmiş, koruma talebi taban bölgesiyle sınırlandırılmış. PUMA’nın temel iddiası, parçacıklı veya çakıl taşı benzeri orta taban yapısının tasarımların genel izlenimine hâkim olduğu ve ihtilaflı tasarımın aynı temel görsel dili benimsediğiydi.

PUMA'nın dayandığı D1 önceki tasarımı

D1 örneği kararın merkezindeki problemi açıkça gösteriyor. Ayakkabının üst kısmı kesikli çizgilerle gösterilmiş ve koruma talebinin dışında bırakılmış. Bununla birlikte tabanın tamamına ilişkin bazı çizgiler de koruma dışında bırakılmış ama görsel olarak açıklanmış. Mahkeme, saya ile tabana ilişkin bu iki kategori arasında ayrım yapıyor.

Ürün ve Bilgilenmiş Kullanıcı

PUMA, ihtilaflı tasarımın iş ve güvenlik ayakkabısı tabanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş. Genel Mahkeme ise tescildeki ürün tanımının genel olarak “footwear soles” olduğunu, görsellerin de yalnızca iş veya güvenlik ayakkabısına özgü bir kullanım göstermediğine karar vermiş. Sonuçta ilgili ürün sektörü ayakkabı tabanları olmuş.

Buna göre bilgilenmiş kullanıcı, ayakkabı satın alan ve düzenli kullanan, piyasadaki tasarımlar hakkında belirli ölçüde bilgi sahibi ve yüksek dikkat gösteren kullanıcıdır. Sıradan ortalama tüketiciden daha dikkatli, ancak tasarımcı veya teknik uzman değildir. Taban kullanım sırasında her açıdan görünmese de kullanıcı satın alma sırasında ve kullanım boyunca alt, yan, ön ve arka görünümlerin farkına varabilir. Mahkeme buna dayanarak bilgilenmiş kullanıcının dikkat düzeyini yüksek olarak belirlemiş.

Tasarımcının Seçenek Özgürlüğü

Mahkeme kararında şu açıklamayı yapıyor: ayakkabı tabanı aşınma direnci, dayanıklılık, sağlamlık, tutunma, denge, konfor ve güvenlik gibi işlevsel ihtiyaçlara tabidir. Buna rağmen dış biçim, malzeme, renk, desen ve dekoratif unsurlar bakımından tasarımcının önemli bir seçenek özgürlüğü vardır.

Karar, paragraf 40 (özet çeviri): Temyiz Kurulu, ihtilaflı kararın 36. paragrafında, ayakkabı tabanları geliştirilirken tasarımcının seçenek özgürlüğünün ayakkabının dış biçimi ile aşınma direnci, dayanıklılık, sağlamlık, tutunma, duruş dengesi ve kullanıcı konforu ve güvenliği gereksinimleri nedeniyle sınırlı olduğunu kabul etmiştir. Bununla birlikte tasarımcı, özellikle tabanın ve parçalarının dış biçimini, malzemelerini, renklerini, desenlerini ve dekoratif unsurlarını belirlemekte serbest kalmıştır. Temyiz Kurulu bu unsurlar ışığında tasarımcının önemli ölçüde seçenek özgürlüğüne sahip olduğunu kabul etmiştir.

Seçenek özgürlüğü genişse küçük farklılıkların farklı genel izlenim yaratması daha zor, özgürlük darsa aynı farklılıkların etkisi daha güçlü olabilir. PUMA’nın parçacıklı tabanla yeni bir trend yaratmış olması seçenek özgürlüğünü tüketmez ve önceki tasarımlara daha geniş bir koruma sağlamaz.

Koruma Kapsamı ile Ayırt Edici Nitelik İncelemesi Birbirinden Farklıdır

PUMA, parçacıklı yüzeyi ilk kez kendisinin geliştirdiğini ve bu nedenle önceki tasarımlarının geniş korunması gerektiğini savunuyor. Mahkeme ise hükümsüzlük incelemesinin bir önceki hakkın koruma kapsamını belirleyen tecavüz incelemesi olmadığını vurguluyor. Burada incelenen soru, ihtilaflı tasarımın tescil şartlarını karşılayıp karşılamadığıdır.

Karar, paragraf 54 (özet çeviri): Davacının iddiasının, parçacıklı yüzeyi kendisi yarattığı için önceki tasarımların geniş korumadan yararlanması gerektiği şeklinde anlaşılması hâlinde Mahkeme şunu hatırlatmaktadır: 6/2002 sayılı Tüzüğün önceki hâlinin 25(1)(b) maddesindeki hükümsüzlük sebebinin incelenmesi, aynı Tüzüğün 25(1)(e) maddesindeki sebepten veya tecavüz davalarından farklı olarak, önceki bir hakkın korunması mantığına dayanmaz. Bu hükümsüzlük sebebi yalnızca ihtilaflı tasarımın Tüzüğün 4 ila 9. maddelerinde düzenlenen tescil şartlarını taşıyıp taşımadığının belirlenmesinden ibarettir.

Bu ayrım kararın koruma dışı unsurlar konusundaki sonucunu anlamak için önemlidir. Önceki tasarım sahibinin hangi unsurlar üzerinde koruma talep ettiği başka, önceki tasarımın kamuya hangi görsel bilgileri açıkladığı başka bir sorudur.

Koruma Dışında Bırakılan Unsurların Önceki Tasarım İçindeki Rolü

EUIPO Üçüncü Temyiz Kurulu, karşılaştırmada ayakkabının tamamını değil tabanı dikkate aldığını; D1-D11’de tabana ilişkin koruma dışı bırakılmış unsurları da hesaba kattığını belirtmişti. PUMA ise kesikli çizgilerle çizilmiş sayanın da değerlendirmeye dahil edildiğini savundu.

Karar, paragraf 65-69 (özet çeviri): 6/2002 sayılı Tüzüğün önceki hâlinin 6. maddesi uyarınca, ihtilaf konusu tasarımların yarattığı genel izlenim her tasarımın bütün görünümü ışığında karşılaştırılmalıdır. Bununla birlikte genel izlenimlerin karşılaştırılması ihtilaflı tasarımda açıklanan özellikleri esas almalıdır. Önceki tasarımın ihtilaflı tasarımda bulunmayan ek unsurlar açıklaması karşılaştırma bakımından önemsizdir. Önceki bir tasarımın unsurlarının dikkate alınıp alınamayacağını belirlemek için o tasarımın koruma konusuna değil, söz konusu unsurların kamuya sunulup sunulmadığına bakılmalıdır. Bu unsurların yeterince açık ve kesin biçimde görünmesi zorunludur.

Mahkeme böylece iki aşamalı bir değerlendirme kurdu:

  • Birinci kriter: İhtilaflı tasarımda açıklanan özellikler. İhtilaflı tasarım yalnızca tabanı gösterdiği için önceki tasarımlardaki saya karşılaştırmanın dışında kalır.
  • İkinci kriter: Önceki tasarımdaki unsurun açıklanma kalitesi. Koruma dışında bırakılmış olsa bile yeterince açık ve kesin gösterilen taban unsurları dikkate alınabilir.

Karar, paragraf 71-74 (özet çeviri): Temyiz Kurulu, ihtilaflı kararın 39. paragrafında “koruma dışında bırakılan tüm özelliklerin dikkate alınacağını” belirttiğinde bu cümle, aynı paragraftaki “ayakkabının tamamının değil yalnızca tabanın” dikkate alınacağı ifadesiyle birlikte okunmalı ve tabana ilişkin koruma dışı bırakılmış unsurların dikkate alınacağı şeklinde yorumlanmalıdır. D1-D11 önceki tasarımlarındaki kesikli çizgili unsurlar bakımından, ihtilaflı tasarımda açıklanan özelliklere karşılık gelen ve yeterince açık ve kesin biçimde kamuya sunulan önceki tasarım özellikleri, koruma dışında bırakılmış olsalar dahi genel izlenimlerin karşılaştırılmasında dikkate alınmalıdır.

Karar koruma dışı unsurların koruma kapsamındaki işlevini ortadan kaldırmaz. Kesikli çizgili unsur önceki tescilin korumasına dahil değildir fakat aynı unsur kamuya sunulan görsel bilginin parçası olarak sonraki tasarımın bireysel niteliğini etkileyebilir. “Korunmayan unsur” ile “açıklanmamış unsur” aynı değildir.

Genel İzlenim ve Parçacıklı Orta Taban

Tasarımların orta tabanlarında parçacıklı bir yapı bulunması ortak özellik olarak gözleniyor. PUMA’ya göre bu özellik hem kapladığı alan hem de ayırt edici görünümü nedeniyle genel izlenime hâkimdir. Mahkeme ise parçacıklı yapının diğer görünümlerdeki özellikleri bastırdığına dair yeterli açıklama ve delil bulunmadığını kabul etti.

Karar, paragraf 76-79 (özet çeviri): Temyiz Kurulu, ihtilaf konusu tasarımların orta tabanlarında parçacık bulunması bakımından örtüştüğünü; ancak alt taban, yan taban, burun ve topuk bölümlerindeki çeşitli unsurlar yönünden farklılaştığını ve bu farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde farklı genel izlenimler yaratmaya yeterli olduğunu tespit etmiştir. Bütün tasarımların ayrı parçacıklardan oluşan bir yan tabana sahip olması tek başına benzer genel izlenimler yaratmaya yeterli değildir.

Mahkemeye göre karşılaştırma analitik bir özellikler listesine indirgenemez; bütünsel yapılması gerekir. Bununla birlikte “bütünsel” değerlendirme, alt taban veya renk gibi ayrıntıların göz ardı edilmesi anlamına gelmez. Bu özellikler ürünün görünümü ve kullanım biçimi üzerinde etkiliyse genel izlenime katkıda bulunur.

Mahkemenin Somut Karşılaştırması

İhtilaflı tasarımın alt tabanı dört segmente ayrılmış, oluklar oluşturmuş, topukta S biçimli mavi bir unsur ile sekiz L biçimli mavi parça ve ok benzeri profiller içermiştir. D1 ve D9’da bu unsurlar yoktur; D3, D4 ve D6’da Y biçimli, D2 ve D5’te ters J biçimli unsurlar vardır. Dört bölümlü yapı ihtilaflı tasarımda dalgalı bir yan görünüm yaratırken önceki tasarımların yan tabanları düz veya farklı noktalarda ek unsurlarla kesilen hafif kıvrımlı bir yapı göstermektedir.

Parçacıkların dağılımı da aynı değildir. İhtilaflı tasarımda parçacıklar topukta daha yüksek olup buruna doğru küçülür ve siyah kaplı oluklu mavi parçalarla kesilir. Bazı önceki tasarımlarda parçacıklar kesintisizdir; bazılarında tabanın ortasında veya topuk hizasında bir boşluk ya da unsurla kesilir. Burun ve topuktaki biçim ve boyut farklılıkları da karşılaştırmaya dahil edilmiştir.

D7-D11 önceki tasarımlarından örnekler

D7, D8, D10 ve D11 ihtilaflı tasarımdan daha uzak bulundu. D7’nin yan tabanı düz, D10’un yan tabanı belirgin biçimde kıvrımlıydı ve parçacıklar yalnızca topuktan tabanın ortasına kadar uzanıyordu. D11 ise soyut bir parçacık düzeniydi ve açık biçimde bir ayakkabı tabanıyla ilişkilendirilemiyordu. Önceki tasarımlar birbirleriyle birleştirilmedi; her bir tasarım ihtilaflı tasarımla ayrı ayrı karşılaştırıldı.

Kararın Sonucu

Genel Mahkeme, EUIPO Üçüncü Temyiz Kurulunun değerlendirmesini onadı. İhtilaflı tasarımın PUMA’nın dayandığı önceki tasarımların her birinden farklı bir genel izlenim yarattığı, dolayısıyla ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edildi. PUMA’nın davası reddedildi ve Sir Safety System’in uluslararası tasarım tescilinin Avrupa Birliği’ndeki geçerliliği devam etti.

Kararın sonucu “parçacıklı taban yapısı korunamaz” değildir. Mahkeme, bu ortak özelliğin somut olayda genel izlenime tek başına hâkim olmadığını söyledi. Aynı şekilde “koruma dışı bırakılan bütün unsurlar dikkate alınır” sonucu da çıkarılamaz. Yalnızca ihtilaflı tasarımda karşılığı bulunan, kamuya yeterince açık ve kesin biçimde açıklanmış önceki tasarım unsurları karşılaştırmaya dahil edilebilir.

Bu noktada kararın, koruma dışında bırakma yönteminin seçimine ilişkin önemli bir soru doğurduğu görülmektedir. D1-D11’deki unsurlar kesikli çizgilerle gösterildiği için koruma talebinin dışında kalmış, ancak biçimleri görsel olarak yeterince açık ve kesin şekilde kamuya sunulmaya devam etmiştir. Acaba aynı unsurlar bulanıklaştırma veya onları belirlenemez hâle getiren başka bir görsel feragat yöntemiyle gösterilmiş olsaydı sonuç farklı olur muydu? Mahkemenin benimsediği ölçüt, koruma dışında bırakmanın hangi yöntemle yapıldığından çok, ilgili unsurun kamuya yeterince açık ve kesin biçimde sunulup sunulmadığıdır. Bu nedenle, özellikleri seçilemeyecek ölçüde bulanıklaştırılmış bir unsurun genel izlenim karşılaştırmasında dikkate alınmaması beklenebilir. Buna karşılık bulanıklaştırmaya rağmen unsurun ana hatları, konumu veya biçimi anlaşılabiliyorsa, görülebilen bu özelliklerin önceki tasarım açıklamasının parçası sayılması ihtimali devam eder. Böylece tercih edilen görsel feragat yöntemi yalnızca koruma kapsamını değil, tescilin ileride önceki tasarım olarak açıklayacağı görsel bilginin kapsamını da etkileyebilir.

TÜRKPATENT Uygulaması Bakımından

TÜRKPATENT’in 2026 Tasarım İnceleme Kılavuzuna göre, bir ürünün yalnızca bir bölümü için koruma talep ediliyorsa korunan ve korunmayan unsurlar görsel anlatım üzerinde açıkça ayrıştırılmalıdır.

TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzunda kesikli çizgiler ve görsel feragatname örnekleri

Çizimlerde koruma talep edilmeyen unsurlar noktalı veya kesikli çizgilerle gösterilir. Fotoğraflarda ise korunan kısım çizgisel olarak sınırlandırılabilir; bu mümkün değilse korunmayan bölümler gölgelendirilebilir veya bulanıklaştırılabilir. Kullanılan yöntem bütün görünümlerde tutarlı olmalıdır. Koruma dışında bırakma yalnızca tarifnamede belirtilerek yapılamaz; çünkü koruma kapsamını belirleyen esas unsur görsel anlatımdır.

Kaynak: TÜRKPATENT Tasarım İnceleme Kılavuzu 2026, bölümler 2.2.7.3 ve 2.2.7.3.1, s. 33-35; SMK Yönetmeliği m. 50/5.

Kılavuz, bu yöntemlerin koruma kapsamına etkisini açıklamakta; ancak koruma dışında bırakılan bir unsurun daha sonra başka bir tasarıma karşı önceki tasarım açıklamasının parçası sayılıp sayılmayacağını cevaplamamaktadır. PUMA kararının Kılavuzdan ileri gittiği nokta budur: kesikli çizgi koruma talebini sınırlar, fakat yeterince açık biçimde gösterilen unsurun kamuya açıklanmış olmasını ortadan kaldırmaz.

Bu yaklaşım Türkiye bakımından bağlayıcı bir içtihat değildir. Bununla birlikte SMK’daki kamuya sunma ve genel izlenim ilkeleriyle bağdaşan güçlü bir yorum imkânı sunmaktadır. Aynı sorun Türkiye’de ortaya çıktığında, mahkemenin koruma kapsamı ile önceki tasarımın açıkladığı görsel bilgiyi birbirinden ayırması mümkündür.

Türkiye Bakımından Pratik Sonuç

  • Kesikli çizgilerle koruma dışında bırakılan fakat biçimi açıkça görülen bir unsur, sonraki bir tasarıma karşı önceki tasarım açıklamasının parçası olarak değerlendirilebilir.
  • Bulanıklaştırma, unsurun özelliklerini belirlenemez hâle getiriyorsa bu etkiyi azaltabilir; ancak ana hatları, konumu veya biçimi anlaşılmaya devam ediyorsa görülebilen özelliklerin dikkate alınması ihtimali sürer.
  • Bu nedenle görsel feragat yönteminin seçimi yalnızca başvurunun koruma kapsamını değil, tescilin ileride önceki tasarım olarak açıklayacağı görsel bilginin kapsamını da etkileyebilir.

Sonuç

T-376/25 kararının en önemli sonucu, “korunmayan unsur” ile “açıklanmamış unsur”un aynı olmadığını göstermesidir. Türkiye’de de başvuru hazırlanırken yalnızca hangi unsurların korunacağı değil, koruma dışında bırakılan unsurların hangi açıklıkta kamuya sunulacağı da ayrıca düşünülmelidir. Tasarım tescil başvurusu hazırlarken görsel feragat yönteminin doğru seçilmesi, ileride ortaya çıkabilecek hükümsüzlük veya tecavüz uyuşmazlıklarında belirleyici olabilir.

Tasarım tescili başvurunuzun hazırlanması, görsel feragat stratejisi veya bir hükümsüzlük/tecavüz uyuşmazlığında değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kaynaklar

  1. General Court (Seventh Chamber), Puma SE v EUIPO – Sir Safety System SpA, T-376/25, 2 September 2026, ECLI:EU:T:2026:515.
  2. TÜRKPATENT, Tasarım İnceleme Kılavuzu 2026.
  3. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, özellikle m. 56, 57 ve 64.
  4. Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik, özellikle tasarım görsel anlatımına ilişkin hükümler.
Marka Patent Vekili

Yücel Yılmaz

Optimum Patent Ofisi Kurucu Ortağı, Patent Vekili ve Marka Vekilidir. Türkiye’de ve yurt dışında marka, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım başvuruları; itirazlar, yenilemeler, sicil işlemleri, Madrid Protokolü ve PCT başvuruları alanlarında çalışmaktadır.

https://optimumpatent.com/teams/yucel-yilmaz/
Call Now Button