Çin kaynaklı marka başvurularında Avrupa ve ABD’de gözlenen gerileme, 2026 yılında Türkiye’ye yönelik Madrid başvurularında da belirginleşti. Ancak WIPO istatistikleri, Çinli şirketlerin uluslararası marka koruma stratejilerinde daha karmaşık bir değişime işaret ediyor.

Çin, uzun yıllardır dünyanın en büyük marka başvuru kaynaklarından biri. Ülkenin üretim kapasitesi, ihracat hacmi ve uluslararası e-ticaretteki ağırlığı, Çinli işletmelerin yabancı ülkelerde marka korumasına yönelik taleplerini de artırdı.

Ancak son dönemde yayımlanan istatistikler bu eğilimin değişmeye başladığını gösteriyor.

Avrupa ve ABD’de Çin kaynaklı marka başvurularının azaldığına ilişkin analizler yayımlanırken Çin’in kendi iç pazarında da başvuru ve tescil sayılarında önemli bir gerileme var.

Türkiye’deki veriler ise bu değişimin zaman içinde nasıl ortaya çıktığını gösteren ilginç bir örnek. Çin kaynaklı marka başvuruları 2021–2025 döneminde genel olarak stabil olsa da 2026’nın ilk on ayında Madrid Sistemi üzerinden Türkiye’ye yönelen başvurularda belirgin bir düşüş görülüyor.

Bu gelişmeleri değerlendirmek için Çin’in iç pazarındaki değişime, Madrid Sistemi istatistiklerine ve uluslararası ticaret koşullarına birlikte bakmak gerekiyor.

Çin kaynaklı marka başvurularının küresel dağılımı: Avrupa, ABD ve Türkiye'ye yönelik başvurularda azalış, daha fazla ülke tayini

Çin’de marka başvuruları neden azalıyor?

Çin Ulusal Fikri Mülkiyet İdaresinin (CNIPA) verilerine göre ülkedeki toplam marka başvuruları 2021 yılında yaklaşık 9,45 milyonla çok yüksek bir düzeye ulaşmıştı.

2025 yılında ise bu sayı yaklaşık 6,95 milyona geriledi.

Aynı dönemde yıllık marka tescil sayısı 7,74 milyondan 4,21 milyona düştü.

Yıl Çin’deki toplam marka başvuruları Marka tescilleri
2021 9.450.507 7.738.947
2022 7.515.961 6.177.170
2023 7.188.336 4.382.714
2024 6.970.559 4.780.731
2025 6.952.550 4.205.797
Kaynak: CNIPA, 2025 Yıllık Fikri Mülkiyet İstatistikleri.

Beş yıllık dönemde başvurular yaklaşık %26,4, tesciller ise %45,7 azalmış.

Bu düşüşü yalnızca Çin ekonomisindeki yavaşlamayla açıklamak doğru olmayabilir.

Çin, geçmişte marka ve patent başvurularının sayısını artırmaya yönelik teşvikler uygulayan ülkeler arasındaydı. Ancak bu politikalar, gerçek ticari ihtiyaçtan kaynaklanmayan çok sayıda sınai mülkiyet başvurusunun yapılmasına da katkıda bulunuyordu.

Sonraki yıllarda kötü niyetli marka başvurularına, kullanılma amacı bulunmayan markalara ve spekülatif tescillere karşı daha sıkı bir yaklaşım benimsendi.

Çinli fikri mülkiyet uzmanları Zhu Zhigang, Paul Ranjard ve Huang Hui’nin Haziran 2026’da IAM’de yayımlanan analizinde de başvuru sayılarındaki düşüş, geçmiş yıllarda oluşan gereksiz tescil birikiminin temizlenmesiyle ilişkilendiriliyor.

Dolayısıyla sayısal gerilemenin bir bölümü, ekonomik faaliyetlerin azalmasından değil, marka başvurularının gerçek ticari ihtiyaçlarla daha yakından ilişkilendirilmesinden kaynaklanıyor da demek mümkün.

Bununla birlikte Çin iç pazarındaki bu değişimin yurt dışı başvurularındaki gerilemeyi hangi ölçüde açıkladığı henüz net değil.

Avrupa ve ABD’deki düşüş daha geniş bir değişimin işareti mi?

2026 yılında yayımlanan uluslararası marka istatistikleri, Çin kaynaklı başvuru sayılarının Avrupa pazarlarında da gerilediğine işaret ediyor.

Robert Reading’in 2026’nın ilk dokuz ayına ilişkin değerlendirmesine göre Çin kaynaklı başvurular Birleşik Krallık’ta %14, EUIPO’da ise %20 azalmış.

Dikkat çekici olan, aynı dönemde bu ofislerdeki toplam başvuru sayılarının artmış olması.

Bu durum, düşüşün yalnızca genel marka başvuru faaliyetindeki bir daralmadan kaynaklanmadığını düşündürüyor.

ABD pazarında da Çin kaynaklı başvurulardaki gerilemeye ilişkin değerlendirmeler bulunuyor. World Trademark Review, Çin kaynaklı marka başvurularındaki düşüşün farklı uluslararası pazarlarda gözlemlendiğini ele alan bir analiz yayımladı.

Ancak Avrupa ve ABD’deki değişimi tek bir nedenle açıklamak mümkün görünmüyor.

Başvuru ücretleri, ticaret politikalarındaki belirsizlikler, Çinli şirketlerin ihracat pazarlarındaki değişim ve marka portföylerinin yeniden değerlendirilmesi olası etkenler arasında sayılabilir.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, başvuru sayısındaki azalmanın belirli bir pazardaki ticari faaliyetin aynı oranda azaldığını göstermemesi.

Bir şirket daha az sayıda yeni marka yaratırken mevcut markalarını daha fazla ülkede korumaya devam edebilir.

Nitekim Madrid Sistemi istatistikleri bu ihtimali de düşündüren rakamlar içeriyor.

Madrid Sistemi’nde daha az başvuru, daha fazla ülke tayini

WIPO’nun Madrid Yearly Review 2026 raporuna göre Çinli başvuru sahipleri 2025 yılında 5.636 uluslararası marka başvurusu yapmış.

Bu sayı bir önceki yıla göre %4,9 daha düşük.

Buna rağmen Çin, ABD ve Almanya’nın ardından başvuru sayısı bakımından Madrid Sistemi’ni en fazla kullanan üçüncü ülke olmayı sürdürdü.

Asıl dikkat çekici gelişme ise ülke tayinlerinde görülüyor.

Çin kaynaklı uluslararası başvurularda yapılan ülke/bölge tayinlerinin toplamı 76.530’a ulaşmış. Bu sayı önceki yıla göre %1,5 artış anlamına geliyor.

Böylece Çin, Madrid Sistemi kapsamında en fazla ülke/bölge tayini yapan başvuru kaynağı haline gelmiş.

Çinli başvuru sahipleri 2025 yılında her uluslararası başvuruda ortalama yaklaşık ondört (14) Madrid üyesinde koruma talep etti. Sistemin genel ortalaması ise başvuru başına yaklaşık yedi (7) ülke tayini.

Bu istatistikler önemli bir ihtimali gündeme getiriyor:

Çinli işletmeler daha az sayıda marka için uluslararası başvuru yapıyor, ancak korumaya değer buldukları markalar için daha geniş bir coğrafi kapsam tercih ediyor olabilir.

Başka bir ifadeyle, başvuru sayısındaki gerileme uluslararası marka korumasına duyulan ilginin aynı ölçüde azaldığı anlamına gelmeyebilir.

Elbette ülke tayini sayılarındaki artış tek başına bu stratejinin bütün Çinli işletmeler tarafından benimsendiğini kanıtlamaz. Ancak daha seçici ve coğrafi bakımdan daha geniş bir marka koruma yaklaşımıyla uyumlu bir gelişme.

Türkiye’de de düşüş başladı mı?

Türkiye’de Çin kaynaklı marka başvuruları 2021–2025 döneminde uluslararası eğilimden farklı bir görünüm sergiledi.

Yıl Çin kaynaklı marka başvuruları
2021 2.028
2022 1.960
2023 2.249
2024 2.316
2025 2.237
Kaynak: Türk Patent ve Marka Kurumu.

2025 yılında başvuru sayısı 2021 seviyesinin %10,3 üzerinde kaldı. Ancak 2026’nın ilk on ayına ilişkin Madrid Sistemi verileri, bu görünümün değişmeye başladığına işaret ediyor.

Çin kaynaklı başvuru sahiplerinin Madrid Sistemi üzerinden Türkiye’yi seçtiği başvuru sayısı, Ocak–Ekim 2025 döneminde 1.387 iken 2026’nın aynı döneminde 969’a gerilemiş.

Bu, %30,1 oranında bir düşüş anlamına geliyor.

Dolayısıyla Avrupa ve ABD’de gözlenen gerilemenin Türkiye bakımından da ortaya çıkmaya başladığı söylenebilir.

Bununla birlikte Madrid Sistemi üzerinden yapılan Türkiye tayinleri ile doğrudan Türk Patent ve Marka Kurumuna yapılan ulusal başvuruların ayrı değerlendirilmesi gerekir. 2026 yılına ilişkin toplam doğrudan Türkiye’ye yapılan başvuru verileri henüz bu karşılaştırmaya dahil edilmiş değil.

Bu nedenle mevcut istatistikler, Çin kaynaklı başvuruların Türkiye’de bütün başvuru yolları bakımından aynı oranda azaldığını değil, Madrid Sistemi üzerinden Türkiye’ye yönelen başvurularda belirgin bir gerileme yaşandığını gösteriyor.

Marka başvurularındaki azalma her zaman olumsuz bir gelişme midir?

Marka başvurularının sayısı, bir ülkenin ticari dinamizmi hakkında bilgi verebilir. Ancak tek başına başvuru kalitesini veya ekonomik değeri ölçmez.

Çin’in kendi iç pazarında yaşanan gelişmeler bu açıdan önemli bir örnek.

Gerçek kullanım amacı bulunmayan veya spekülatif gerekçelerle yapılan başvuruların azalması, toplam istatistikleri aşağı çekse bile marka sicilinin işlevselliği bakımından olumlu sonuçlar doğurabilir.

Benzer şekilde uluslararası başvurularda da sayısal azalma, daha dikkatli marka seçimi ve daha planlı coğrafi koruma ile birlikte gerçekleşebilir.

Bu nedenle Çin kaynaklı marka başvurularındaki düşüşü değerlendirirken üç ayrı göstergeyi birbirinden ayırmak gerekiyor:

  • Kaç farklı marka için koruma talep ediliyor?
  • Bu markalar kaç ülkede korunmak isteniyor?
  • Başvuruların ne kadarı gerçek ticari faaliyetlerle ilişkili?

WIPO verilerinde ilk göstergenin gerilemesine karşılık ikinci göstergenin yükselmesi, başvuru stratejilerindeki olası değişimin en dikkat çekici işaretlerinden biri.

Çinli şirketler marka tescil stratejilerini değiştiriyor olabilir

Çinli şirketler uluslararası marka korumasında daha stratejik hareket edip, koruyacakları markaları ve başvuru yapacakları ülkeleri daha seçici biçimde belirliyor olabilir.

Ancak bu ihtimalin doğrulanması için 2026 yılına ait ülke bazındaki başvuru verilerinin daha kapsamlı incelenmesi gerekir. Örneğin itiraz sayılarında bir değişiklik olmadığı, yapılan başvuruların tescil ile sonuçlanma oranlarının durumu gibi veriler bize değerli bilgiler sağlayabilir.

Türkiye’de veya yurt dışında marka portföyünüzü bu değişen dinamiklere göre gözden geçirmek istiyorsanız, marka tescili ve uluslararası fikri mülkiyet portföy yönetimi hizmetlerimiz hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kaynaklar

Marka Patent Vekili

Yücel Yılmaz

Optimum Patent Ofisi Kurucu Ortağı, Patent Vekili ve Marka Vekilidir. Türkiye’de ve yurt dışında marka, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım başvuruları; itirazlar, yenilemeler, sicil işlemleri, Madrid Protokolü ve PCT başvuruları alanlarında çalışmaktadır.

https://optimumpatent.com/teams/yucel-yilmaz/
Call Now Button