Patent istemleri yazılırken çoğu zaman teknik özelliklere odaklanılır. Ancak bazen teknik bir unsurdan çok tek bir kelimenin seçimi kritik olabilir. EPO Temyiz Kurulu’nun T 1756/23 (Sonova / GN Hearing) kararı, tarifname ile istemler arasındaki uyumun ne kadar önemli olduğunu ve istemde kullanılan bir bağlacın bile patentin geçerliliğini etkileyebileceğini gösteren çok öğretici bir örnek.

Bu yazıda kararın teknik arka planını ve özellikle “while” ile “hence” arasındaki farkın neden hukuki sonuç doğurduğunu daha anlaşılır bir şekilde ele alıyorum. Ayrıca Türkiye’de böyle bir durumla karşılaşılsa sonuç ne olurdu konusunu sonda açıkladım.


Kararın Teknik Arka Planı

Dosya, kulak içi bir işitme cihazının içinde bulunan bir bileşenin cihaz gövdesinin iç duvarına sabitlenmesi yöntemiyle ilgili olarak başvurulmuş.

Patentte anlatılan yöntem kabaca şu adımlardan oluşuyor:

  1. Cihaz gövdesinin yan duvarında bir delik bulunur,
  2. Bir sabitleme elemanı (ip veya filament benzeri bir parça) bu delikten geçirilir,
  3. Bileşen (örneğin anten) bu sabitleme elemanına bağlanır,
  4. Sabitleme elemanının dışarıda kalan kısmı çekilerek bileşen gövdenin iç duvarına yerleştirilir,
  5. Yapıştırıcı uygulanarak bileşen iç duvara sabitlenir,
  6. Daha sonra dışarı uzanan sabitleme elemanı kesilir ve kesilen yüzey cihaz gövdesiyle aynı hizaya getirilir.

Uyuşmazlık, özellikle kesme işlemi ile sabitleme elemanının uç kısmının delikte kalmaya devam etmesi arasındaki ilişkinin nasıl ifade edildiği üzerinde yoğunlaşmış.


“While” ve “Hence” Arasındaki Temel Fark

Kararın merkezindeki tartışma, istemde kullanılan “while” kelimesi ile tarifnamede yer alan “hence” kelimesi arasındaki farktır.

Temel olarak:

  • “Hence” bir sonuç ilişkisi kuruyor.
    Türkçede “dolayısıyla”, “bu nedenle” anlamına geliyor.
  • “While” ise eşzamanlılık ifade eder.
    Türkçede “iken”, “aynı zamanda” anlamına geliyor.

Kurul bunu şu şekilde ifade etmiş:

“the former term indicates a consequence, whereas the latter indicates simultaneity.”
(“Birincisi sonuç ilişkisini, ikincisi ise eşzamanlılığı ifade eder.”)

Bu ayrım ilk bakışta küçük gibi görünse de istemin teknik anlamını değiştirebilecek düzeyde görülmüş.


Yapıştırıcı Uygulamak ile Sabitlenmiş Olmak Aynı Şey Değildir

Kararın önemli bir kısmı şu teknik tespit üzerine kuruludur:

“While applying adhesive is an action, establishing a secure bond (curing) is a process that takes some time.”
(“Yapıştırıcı uygulamak bir eylemdir; güvenli bir bağın oluşması yani kürlenme ise zaman alan bir süreçtir.”)

Yani istemde geçen “after applying adhesive” ifadesi, yapıştırıcının uygulanmış olduğunu söyler; fakat yapıştırıcının tamamen kürlenmiş olduğu anlamına gelmez.

Tarifnamede anlatılan teknik çözümde ise kesme işlemi, yapıştırıcının kürlenmesi sonucunda bileşen artık kendi başına sabit kaldıktan sonra yapılmaktadır. Bu durum kesme işlemi ile uç kısmın delikte kalması arasında bir sebep-sonuç ilişkisi kurmaktadır.

İşte burada “hence” kelimesi bu ilişkiyi ifade etmektedir.


Tarifname ile İstem Arasındaki Fark

Kurulun dikkat çektiği nokta, tarifnamede kullanılan ifade ile istemde kullanılan ifade arasındaki fark.

Tarifnamede kullanılan orijinal ifade şu şekilde:

“… cutting off a portion of the fixture means protruding through the hole to the outside of the hearing device shell such that a cut-off plane of the remainder of the fixture means is substantially flush with an outer wall of the hearing device shell and hence, a distal end of the remainder of the fixture means still penetrates through at least a part of the hole in axial direction thereof.

Türkçe karşılığı:

“… sabitleme elemanının delikten dışarı taşan bir kısmının kesilmesi; öyle ki kalan kısmın kesilmiş yüzeyi cihaz gövdesinin dış duvarı ile aynı hizaya gelir ve bu nedenle sabitleme elemanının kalan kısmının uç bölümü deliğin en azından bir kısmı boyunca deliğin içinden geçmeye devam eder.

Buradaki “hence” kelimesi, uç kısmın delikte kalmasının kesme işleminin doğal sonucu olduğunu ifade etmektedir.

Ancak istemde aynı durum şu şekilde yazılmış:

“… cutting off a portion of the fixture means protruding through the hole to the outside of the hearing device shell such that a cut-off plane of the remainder of the fixture means is substantially flush with an outer wall of the hearing device shell while a distal end of the remainder of the fixture means still penetrates through at least a part of the hole.

Türkçe karşılığı:

“… sabitleme elemanının delikten dışarı taşan bir kısmının kesilmesi; öyle ki kalan kısmın kesilmiş yüzeyi cihaz gövdesinin dış duvarı ile aynı hizaya gelir iken, sabitleme elemanının kalan kısmının uç bölümü deliğin en azından bir kısmı boyunca deliğin içinden geçmeye devam eder.”

Burada artık bir sebep-sonuç ilişkisi değil, kesme sırasında mevcut olan bir durum tarif edilmektedir.


Kurulun Değerlendirmesi

Kurul, “hence” yerine “while” kullanılmasının sadece dilsel bir fark olmadığını özellikle vurgulamaktadır:

“By replacing the causal ‘hence’ … with the temporal ‘while’, the amendment changes the technical teaching.”

Burada Kurulun temel mantığı şudur:

  • “Hence” bir sonuç ilişkisi kurar.
  • “While” ise bir eşzamanlı durum tanımlar.

Bu farkın teknik anlamı, yöntemin nasıl çalıştığına dair farklı bir teknik senaryoyu mümkün kılmasından kaynaklanır.


Kurulun Ortaya Koyduğu Teknik Senaryolar

Kurul, konuyu daha anlaşılır hale getirmek için aslında iki farklı teknik durumu ayırt ediyor.

 Tarifnamede anlatılan durum: “Autonomous state”

Tarifnamede anlatılan teknik öğretide süreç şu şekildedir:

  1. Bileşen sabitleme elemanı yardımıyla konumlandırılır,
  2. Yapıştırıcı uygulanır,
  3. Yapıştırıcı kürlenir,
  4. Bileşen artık kendi başına sabit kalır,
  5. Sabitleme elemanının dışarı taşan kısmı kesilir,

Bu durumda sabitleme elemanının uç kısmının delikte kalması, kesme işleminin doğal sonucu olarak ortaya çıkar.

Bu nedenle tarifnamede “hence” kelimesi kullanılmıştır.

Yani teknik öğretide:

kesme şekli → sonuç olarak uç kısmın delikte kalması

şeklinde bir nedensellik ilişkisi vardır.


 İstemin kapsadığı yeni durum: “Assisted state”

İstem metninde kullanılan “while” kelimesi ise bu ilişkiyi değiştirmektedir.

Bu ifade şu ihtimali de kapsar:

  1. Yapıştırıcı henüz kürlenmemiş olabilir,
  2. Bileşen henüz kendi başına yüzeye sabitlenmiş olmayabilir,
  3. Kesme işlemi yapılırken bileşenin konumu başka bir araçla (destekle,…) tutuluyor olabilir.

Bu durumda sabitleme elemanının uç kısmının delikte kalması artık kesmenin zorunlu sonucu değildir; sadece kesme sırasında mevcut olan bir durum olabilir.

Kurul bu durumu şu şekilde tanımlamaktadır:

  • tarifnamedeki durum → autonomous state
  • istemin kapsadığı yeni durum → assisted state

Yani istem, tarifnamede anlatılan yöntemden daha geniş bir teknik uygulama alanını kapsar hale gelmiştir.


Kurulun Teknik Öğreti Değişikliğini Tespiti

Kurulun analizinde üç önemli adım var:

 Yapıştırıcı uygulamak ile sabitlenmiş olmak farklıdır

Kurul şu tespiti yapıyor:

“While applying adhesive is an action, establishing a secure bond (curing) is a process that takes some time.”

“Yapıştırıcının uygulanması bir eylemdir; buna karşılık güvenli bir bağın oluşması (kürlenme) ise zaman alan bir süreçtir.”

Bu nedenle istemdeki

“after applying adhesive”

ifadesi, yapıştırıcının henüz kürlenmemiş olduğu bir durumu da kapsayabilir.

Bu da kesmenin farklı koşullarda yapılabilmesini mümkün kılar.


 “While” yeni bir teknik durumu kapsar

Kurul, “while” kullanımının sadece eşzamanlılık ifade etmediğini, aynı zamanda yeni bir teknik ihtimali kapsadığını belirtiyor.

Örneğin:

  • kesme işlemi yapılırken
  • bileşen dış bir araçla tutulabilir
  • veya sabitleme elemanının gerilimi korunuyor olabilir.

Bu durum tarifnamede anlatılan yöntemin bir parçası değildir.

Dolayısıyla istem artık başvuruda açıklanmayan bir teknik durumu da kapsar.


 Bu nedenle değişiklik teknik katkı içerir

Patent sahibi, “while” ifadesinin teknik katkı içermediğini, bu iki kelimenin gündelik hayatta birbiri yerine kullanılabildiğini savunmuş.

Kurul bu görüşü reddetmiş çünkü:

  • yöntem farklı şekilde uygulanabilir hale gelmiştir,
  • üretim süreci hızlandırılabilir (kürlenme için geçen zamanı kastediyor),
  • farklı araçlar kullanılabilir.

Bu nedenle Kurul şu sonuca ulaşmış:

“the amendment changes the technical teaching”

“değişiklik teknik öğretiyi değiştirir”

Yani değişiklik sadece kelime değişikliği değil; buluşun nasıl uygulanabileceğine dair teknik öğretinin kapsamını değiştirmektedir.


Günlük Dil ile Patent Yorumu Arasındaki Fark

Kurul ayrıca önemli bir yorum ilkesini de hatırlatır:

“in patent law, claims must be construed based on their technical meaning … rather than … colloquial inference.”

Yani günlük konuşmada “while” bazen dolaylı olarak sebep-sonuç çağrışımı yapabilir. Ancak patent hukukunda böyle bir yorum yapılamaz.

İstemlerde kullanılan kelimeler:

  • teknik ilişkileri tanımlar,
  • yöntem adımları arasındaki mantıksal bağlantıyı belirler,
  • koruma kapsamını etkiler.

Bu nedenle istem dili gündelik dil mantığıyla değil, teknik anlamıyla yorumlanır.


Bu Karardan Çıkarılabilecek Ders

T 1756/23 kararı şu gerçeği çok net göstermektedir:

Tarifname ile istemler arasındaki uyum yalnızca teknik özelliklerin birebir aktarılmasıyla ilgili değildir. Aynı zamanda özellikler arasındaki mantıksal ilişkinin de korunması gerekir.

Bir istemde kullanılan küçük bir bağlaç bile:

  • nedensellik ilişkisini,
  • zaman sırasını,
  • teknik sonucu

değiştirebilir.

Dolayısıyla patent yazımı sürecinde şu tür kelimeler özellikle dikkatle kullanılmalıdır:

İngilizce Türkçe karşılığı
after sonra / -den sonra
once -dığında / -diğinde / gerçekleştiğinde
while iken / -dığı sırada
thereby böylece / bu suretle / bu yolla
hence dolayısıyla / bu nedenle
such that öyle ki / olacak şekilde

Bu kelimeler yalnızca dil unsuru değil, teknik sınır çizgileridir.


Türkiye’de Aynı Durumda Ne Olurdu?

Avrupa Patenti (EPO sistemi)

Avrupa patent hukukunda, patent verildikten sonra da istemlerin daraltılması mümkün. Bu birkaç şekilde olabilir:

  • Opposition (itiraz) sürecinde patent sahibi istemleri değiştirebilir ve daraltabilir.
  • Patent sahibi ayrıca EPC Art. 105a kapsamında EPO’ya başvurarak patenti merkezi olarak sınırlayabilir (limitation).
  • Ulusal hükümsüzlük davalarında da bazı ülkelerde daraltılmış istem setleri sunulabilir.

Ancak yapılacak değişiklikler iki temel sınıra tabidir:

  1. Başvurunun ilk halinde açıklanmayan bir konu eklenemez (Art. 123(2))
  2. Verilen patentin kapsamı genişletilemez (Art. 123(3))

Eğer uygun bir daraltma mümkünse patent sahibi patenti daraltılmış istemlerle kurtarabilir. Bu, Avrupa sisteminin önemli özelliklerinden biridir.


Türkiye’de durum

Türkiye’de ise sistem çok daha katı. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tescil edilmiş bir patentin istemleri sonradan değiştirilerek daraltılamaz.

Bir patentin istemlerinde:

  • tarifnamede dayanağı olmayan bir özellik bulunduğu
  • ya da başvurunun ilk kapsamını aşan bir değişiklik yapıldığı

tespit edilirse, bu durum hükümsüzlük sebebi oluşturur.

Bu durumda:

  • mahkeme önünde istemleri değiştirerek patenti kurtarmak mümkün değildir,
  • patent tamamen hükümsüz kılınabilir.

Dolayısıyla Avrupa’daki gibi bir “post-grant limitation (tescil sonrası sınırlama)” mekanizması Türkiye’de yoktur.


T 1756/23 gibi bir durum Türkiye’de olsaydı

Eğer aynı sorun Türkiye’de tescil edilmiş bir patentte ortaya çıksaydı ve dava sırasında:

  • istemlerde tarifnameye dayanmayan bir teknik öğretinin bulunduğu tespit edilseydi,

patent sahibi bunu istem değiştirerek düzeltme imkânına sahip olmazdı ve patent büyük ihtimalle tamamen hükümsüz kılınırdı.

Sonuç: Tarifname ile İstemlerin Uyumunun Önemi

T 1756/23 kararı, istem yazımında küçük görünen kelime farklılıklarının bile önemli sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.

Bu dosyada:

  • tarifnamede sebep-sonuç ilişkisi anlatılmış,
  • istemde ise eşzamanlı bir durum ifade edilmiş.

Bu uyumsuzluk nedeniyle Kurul, istemdeki değişikliğin başvurunun ilk halinde açıklanmayan bir teknik durumu kapsadığını değerlendirmiştir. Buluşçu başka istem varyasyonları da sunmuş fakat onlar da genel olarak kapsam aşımı olarak görülmüş.

Sonuçta patent tamamen iptal edilmiş.

Bu kararın en önemli mesajı şudur:

İstemlerde kullanılan kelimeler sadece dil unsuru değildir; teknik sınırları belirleyen araçlardır. Tarifname ile istemler arasındaki mantıksal ilişkinin korunması, özellikle yöntem istemlerinde büyük önem taşır. Bu durum tarifname hazırlığı sırasında yapılan, yapılmayan açıklamaların sonuca ne kadar etkili olduğunu da gösteriyor. Başvuru 3 Mart 2015 tarihinde yapılmış. O tarihte muhtemelen kimsenin dikkate değer görmediği bir kelime tüm aşamalardan sonra 2025 yılında başvurunun reddedilmesi sonucuna sebep olmuş. Başvuru sahipleri çoğu zaman acele hareket ederek çabucak başvuru yapılmasını teşvik etmekte fakat dikkatle hazırlanmamış bir tarifname bir noktada belki de değerli bir buluşun korunamamasına sebep olabiliyor.


Kararın Tam Metni

EPO Boards of Appeal – T 1756/23
https://www.epo.org/en/boards-of-appeal/decisions/t231756eu1

Marka Patent Vekili

Yücel Yılmaz

Optimum Patent Ofisi Kurucu Ortağı, Patent Vekili ve Marka Vekilidir. Türkiye’de ve yurt dışında marka, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım başvuruları; itirazlar, yenilemeler, sicil işlemleri, Madrid Protokolü ve PCT başvuruları alanlarında çalışmaktadır.

https://optimumpatent.com/teams/yucel-yilmaz/
Call Now Button